Edirne Otelleri

  • SIRALAMA :
  • Inhores Tavsiye
  • Fiyata Göre
  • Puana Göre
  • Tesise Göre

    Edirne Şehrindeki Önemli Yerler

    Edirne Otel Yorumları

    Edirne Otelleri

    Edirne ilimiz, Balkan Yarımadası’nın Trakya kesiminde, Tunca ile Arda nehirlerinin Meriç’ e ulaştığı yer yakınında kurulmuş, Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış bir yerleşim yeridir. Edirne hali hazırda tarihi ve mimari eserleriyle gerçek bir müze şehir konumundadır. Kurtuluş Savaşımız sonrasında 24 Temmuz 1924 Lozan Barış Antlaşmasıyla Türk topraklarına katılan Edirne, Osmanlı döneminde çok kalabalık bir nüfusa sahip metropol bir şehir konumundaydı. Uzun süren Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı, Edirne’nin nüfusunun göç ve savaş kayıpları nedeniyle oldukça azalmasına neden olmuştur. Son yıllarda kültür ve turistik gezi için şehre gelen misafir sayısının artması, Edirne Otelleri’nin sayı ve niteliğinin de artmasına yardımcı olmuştur. 

    Edirne’nin bulunduğu yerde, ilk yerleşimcilerin Trak kabileleri olduğu ve onların burada bir şehir kurduğu, sonradan buranın Makedonlar ve Romalılar tarafından değerlendirildiği bilinmektedir. Roma İmparatoru Hadrianus, II. Yüzyılda şehri yeniden yapılandırmış ve onun adına atfen şehre Hadrianopolis denmiştir. I. Murat zamanında şehre "Edrene" denmiş ve XVIII. Yüzyıldan itibaren ise "Edirne" olarak telaffuz edilmeye başlanmıştır. 

    Edirne’nin fethi, Avrupa ve Türk tarihi için çok önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Özellikle Türk İslam âleminin en önemli hedeflerinden biri olan İstanbul’a yapılacak fetih hazırlıkları ve ordunun konaklaması açısından Osmanlı İmparatorluğu’na önemli bir stratejik üstünlük sağlamıştır. Bununla birlikte, Osmanlının Rumeli fetihlerinde ve Batı’ ya yönelik bütün seferlerinde harekât merkezî olarak kullanılmış, seferler buradan sevk ve idare edilmiştir. 

     Edirne ilinde bariz bir iklim tipinden söz etmek pek mümkün değildir. Yüksek bir bölgede konuşlu olmamasına ve denize kıyısı olmasına rağmen ılık bir iklime rastlanmayan Edirne’de, özellikle kış aylarında Balkanların şiddetli kara iklimi hüküm sürmekte ve yoğun kar yağışlı bir hava görülebilmektedir. 

     Edirne denince ilk akla gelen mimari eserler Osmanlı döneminde inşa edilen muhteşem mimariye sahip camiler olmaktadır. Bunlardan en önemlisi de Osmanlı’nın yetiştirdiği en büyük mimar olan Mimar Sinan’ın “Ustalık Eserim” olarak adlandırdığı Selimiye Camii’dir. Selimiye Camii’nin çok yakınında konuşlanmış olan Üç Şerefeli Camii, Eski Camii ve Muradiye Cami de bir solukta gidebileceğiniz ve gezinize anlam katacağınız yerlerin başında gelmektedir. Edirne’ye gelmişken şehitlikleri de görmeniz gezinizin ruhani atmosferini arttıracaktır. Şehitlikler açısından oldukça zengin olan şehirde Şükrüpaşa Anıtı, Sarayiçi Balkan Savaşı Şehitliği, Kapıkule Yolu üzerindeki Şehitlik ile Jandarma Şehitliği görülmesi gereken yerlerdendir. 

    Edirne’de mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri de psikolojik hastalığı olan kişilerin müzikle tedavi edildiği bir hastane ve eğitim merkezi olan II. Beyazıt Külliyesi’dir. Külliye içerisinde cami, tıp medresesi, imaret, darüşşifa, hamam ve erzak odası gibi yerlerin bulunduğu çok geniş bir mekândır. Devrin Avrupa’sında akıl hastaları içinde şeytan var denilerek yakılırken, Darüşşifa olarak adlandırılan bu merkezde, hastalar müzikle tedavi edilmiş ve birçok batı ülkesi tarafından benzerleri kendi ülkelerinde de uygulanmıştır.

    Edirne geziniz esnasında, geleneksel Türk evini halen yaşatan bir yer olan Kaleiçi, Tunca nehri üzerinde bulunan ve 1608-1613 yılları arasında inşa edilmiş olan Tunca Köprüsü ve Meriç Nehri üzerindeki Meriç Nehri de mutlaka görülmelidir. Ayrıca Karaağaç Tren İstasyonu, Lozan Anıtı, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreş Meydanı ve Cihannüma Kasrı da gezi planınızda olması gereken yerlerdendir. Gezileriniz esnasında tarihi kır kahvelerinde mola vermeniz ve çay içmeniz de şiddetle tavsiye edilmektedir.

    Edirne’de alışveriş yapabilmek için tarihi Arasta Çarşısı ve Ali Paşa Çarşısı’nı kullanabilirsiniz. Buralarda, Edirne’nin meşhur ürünlerinden Deva-i Misk tatlısı, Badem ezmesi Kavala kurabiyesi ile günümüze de uzanmış eski bir geleneği olan Aynalı Gelin Süpürgesi ile farklı renklerde ve mis kokulu olan Meyve Sabunlarından hem kendinize hem de dostlarınıza hediye götürmek için alabilirsiniz.

    Edirne’ye gelmişken yılların eskitemediği muhteşem lezzet, çıtır çıtır Edirne Tava Ciğerini tatmanız gezinizi unutamayacağınız anılarınızdan biri olacaktır. Siz de Edirne gezinizi anlamlandırmak ve Edirne Otelleri’nde kalarak güzel bir tatil planlamak istiyorsanız sitemizi takip etmeye devam ediniz.

    Kişisel Bilgilerinizin Korunması ve Çerez (Cookie) Kullanım İlkeleri İçin Gizlilik Politikamızı İnceleyiniz.